03-12-2025 MUSTAFA ŞİMŞEK

Türk sporu yıllardır sahadaki teknik hatalardan çok yönetim koltuklarına hak edenlerin değil tanıdığı güçlü olanların oturtulması nedeniyle geriliyor. Başarıyı belirleyen asıl faktör sahadaki performans kadar kulüplerin nasıl yönetildiğidir. Ancak bizde yöneticilik çoğu zaman bir uzmanlık işi olmaktan çıkarak, “görünür olma” ve “etki alanı yaratma” aracına dönüşüyor.

Liyakat olmadığında kulüpler plansızlığa sürükleniyor.Yanlış transferler günü kurtarmaya yönelik kararlar, altyapının ihmal edilmesi ve ekonomik krizlerin kapıya dayanması… Bu tablo sadece yöneticiyi değil bütün spor ekosistemini etkiliyor.

Genç sporcular “hak eden mi seçiliyor, yoksa birilerine yakın olan mı?” sorusunu sormaya başladığında motivasyon kayboluyor. Antrenörler kendilerini geliştirmek yerine, yönetimle iyi geçinmeyi öncelik haline getiriyor. Sistemin her adımında adalet duygusu zayıfladıkça sporun geleceği de zayıflıyor.

Çözüm aslında net: Şeffaf ve hesap verebilir yönetim modeli profesyonel spor yöneticileri ve siyasetten uzak  uzun vadeli planlara bağlı spor kurumları. Başarı için mucizelere değil doğru insanların doğru görevlerde olmasına ihtiyaç var.

Türk sporu potansiyele sahip; eksik olan şey ise bu potansiyeli yönetecek liyakatli kadrolar. Koltuklar doğru kişilere verildiğinde, sahadaki başarı zaten kendiliğinden gelir.




MUSTAFA ŞİMŞEK Diğer Yazıları
Detay Sağ 1 - 300x300 (google)
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
Detay Sağ 2 erboy  - 300x250